| Herkes vatansever ama vatandaş seven kimse yok |
|
Herkes Vatansever Ama Hiç “Vatandaş Sever” Yok! Son günlerde tekrar hortlayan vatanını sevmek, ülkesini sevmek, milletini sevmek, cumhuriyetini sevmek gibi olguların kimler tarafından çıkarıldığını tahmin etmek zor değil aslında. Herkes vatanını seviyor, vatanseverliğine toz kondurmuyor. Milletini seviyor, milliyetçiliğine laf ettirmiyor. Herkes bayrağını, marşını, cumhuriyetini seviyor, herkes bir deli aşkla bağlı işte… Kimsenin vatanseverliğini sorgulamak benim ya da başkasının yetkisinde değil. Ama nedir bu vatanseverlik? Hani söylendiği gibi taşını, toprağını, havasını suyunu sevmek yetiyor mu? İnsanını sevmek de gerekmiyor mu? Başka bir Türkü öteleyerek, hakir görerek, suçlayarak, yaftalayarak Türklüğü nasıl sevebilirsin? Vatanını korumak yetiyor mu yoksa vatandaşını da korumak, kollamak gerekiyor mu? Elbette gerekiyor ama herkes bunu gözden kaçırıyor ya da gözden kaçırmak istiyorlar. Bir futbol takımının taraftarı aynı takım taraftarıyla nasıl omuz omuza maçı izliyor birlikte tezahürat yapıyor ise; aynı ülkenin vatandaşları olarak bizlerin de ülkemizle ilgili olayları omuz omuza karşılamamız gerekmiyor mu? Zaten futbol takımlarına gösterdiğimiz hassasiyeti vatandaşlarımıza vermediğimiz için utanç duyuyor olmamız gerekiyor. Şimdi herkesin bir sıfatı ya da başka bir deyişle etiketi var; muhafazakar, sosyalist, liberal, ulusalcı, milliyetçi, dinci, ırkçı… İş o hâle geldi ki; sen kendine bu sıfatlardan birini seçmelisin, aksi hâlde başkaları tarafından o etiketler sana güzelce yapıştırılıyor. Yıllarca o sıfatla yaşıyorsun, bir gün farklı bir söylemde bulunduğunda ise dönek oluveriyorsun. Örneğini daha bugün yaşadık; Serdar Turgut günün döneği ilan edildi. (Serdar Turgut’un ilgili yazısı) Aslında samimi olmaya çalıştığı bu yazıda söylemek istedikleri öyle çarpıtıldı ki olay döneklikle, yağcılıkla, yandaşlıkla kaldı. Yazının içeriğine bakanların sayıcı çok az ama başlık üzerinden atıp tutan o kadar fazla ki ortalık toz duman. Öyle ya, bizden değilsen diğer tarafın yalakası, yancısı olursun yandaşı olursun olayı var. Senin yandaşlarının adı yoldaş, onunkilerinki yalaka oluyor. Sizin yanınızdakiler candaş, sizin yanınızda olmayanlar ayyaş. Size oy verenler oydaş, size oy vermeyenler koyun… Liste uzar gider böyle. Hep bir ötekileştirme hesabı güdülüyor. Herkes vatanın gerçek sahibi, cumhuriyetin gerçek koruyucusu olma hevesinde ve fikrinde. Oysa hiçbir savaşımız yoktur ki, “Bu savaşa sadece cumhuriyetçiler katılacak.” diye ilan edilsin. Ya da “Bu cephede sadece yoldaşlar” burada ise “şuncular buncular” çarpışacak diye çağrılsınlar. Var mı verebileceğiniz örneğiniz? Yıllarca ötekileyerek bu hale getirdiğimiz Kürt vatandaşlarımızın sorunlarını çözdünüz de mi yeni azınlıklar, yeni “ötekiler” yaratmaya çalışıyorsunuz? Öyle herkes vatanını seviyor tabi ama vatandaşını sevmeden o vatanını sevmek deyiminin içi o kadar boş kalıyor ki, kuru palavra demek yerinde olur. Vatanını seviyorsan dindarı da seveceksin, ayyaşı da… Vatanını seviyorsan tesettürlüsünü de seveceksin, asortik(!) olanını da… Vatanını seviyorsan türkü dinleyeni de seveceksin, rock müzik dinleyenini de… Vatanını seviyorsan bıyıklıyı da seveceksin, köseyi de… Vatanını seviyorsan zengini de seveceksin, fakiri de… Vatanını seviyorsan yazarını da seveceksin, şairini de… Vatanını seviyorsan AKP’ye oy vereni de seveceksin, CHP’ye oy vereni de, MHP’ye oy vereni de… Vatanını seviyorsan müziğini, yağmurunu, karını, alabildiğine ayazını, gürültüsünü, boğazını, doğasını, dağlarını, taşlarını, gencini, yaşlısını… kısacası her şeyini seveceksin. Vatanını seviyorsan vatandaşını da seveceksin. Mehmet Özhan AKIN |













