|
Yalnız kalırsınız bazen. Yalnızlığı anlarsınız, yalnız kaldım dersiniz. Etrafınız yalnızlıktır. Ekmeğiniz, suyunuz yalnızlık... Gidenleriniz olmuştur, bekledikleriniz ve hiç gelmeyenleriniz. Kapınızın önüne kadar yol gelir ama o yoldan hiç kimse gelmez. Kalabalıktır mahalleniz, dünyanız insan doludur. Ama hiç sahiplenemezsiniz onları. Gözleriniz hiç dolmaz, gözyaşlarınız hiç yağmaz ama ağlamayı özlersiniz. Ağlamak istersiniz ama ağlayamazsınız. Çok dostunuz olur, çok arkadaşınız... Çıksanız dışarı her adımda birilerine selam verir tokalaşırsınız. Ama hiç mutlu hissedemezsiniz kendinizi. Yürümek istersiniz, hiç arkanıza bakmadan... Hep yürümek yollar boyu, yürümek ve her şeyi geride bırakmak. Siz gidersiniz dertleri şehrinize emanet edersiniz. Gitmek çaredir bilirsiniz, gittiğinizde yeni bir "ben" bulursunuz, öyle bilirsiniz. Gitmek en iyisidir. En iyisi olmasa hayatınızdan neden o kadar giden olsun ki?
Yalnızsınızdır, hem de hiç olmadığınız kadar. Soğuktur düşünceleriniz, korkak olur bedeniniz. Her sese irkilirsiniz, her karanlıktan korkar geri çekilir... Yalnızlık geldiğinde gitmek bilmez, her haliyle yalnızlık kaplar dünyanızı. Ya yalnızlık gittiğinde? Kendinizi yalnız hissetmez misiniz? Yalnızlığınızı aramaz mısınız?
|