|
Sahur vakti...Çayın kaynamasını beklerken televizyon izliyorum.Kanalları gezerken "Ebru Destan yeni albümünün ilk video klip çalışması ile listemize bilmem kaçıncı sıradan giriş yapıyor" diye ciyak ciyak bağıran sunucu dikkatimi çekiyor. Sonra şarkıyı dinlemek istiyorum adı dikkatimi çektiği için. Şarkının adı "boyfriend",nakarat kısmı ise "...yeni trendim, hepsini yurtdışından beğendim,kalbim de boş değil artık, tanıştıriiim, boyfriendim!" Bir şeyler söylemek istiyorum o anda; ama devreye sunucu giriyor: "Ebru Destan sizlerden gelen oylarla bilmem kaç basamak birden ilerleyerek bilmem kaçıncı sıraya oturdu." Hemen "işte bizim milletimiz, şu insana oy atıyorlar." demek istiyorum; ama vazgeçiyorum, insanların hiçbir suçu olmadığını anlayıp, o ekranlardaki her şey yararlı olsa, insanların ona da ilgi göstereceğine kanaat getirip. Hala ne desem ben buna şimdi diye düşünüyorum gecenin bir yarısı, ocakta çay olduğunu da unutuyorum bu sayede. Sonra iki sözcüklü bir söz öbeği geliyor aklıma vakt-i zamanında günümüz tekelcilerinin çok sıklıkla kullandığı: Vatan haini! Evet Ebru Destan ve onu halka arz eden televizyon ve tabi ki benzeri bütün kuruluşlar vatan hainidir, diyorum dışımdan, bağırarak. Bağımsız bir devlet tanımında en ön sıralarda yazılan "dil"e yapılan her türlü ihanet vatana ihanettir ve Ebru Destan denen yoz da bir vatan hainidir, gereği yapılmalıdır, diyorum. İnsanları "dillerini" yanlış kullanmaya sevk eden, dilimizin bütünlüğünü bozup yabancı sözcüklerin içimize sızmasını teşvik eden de en az silah ile dağda Türkiye Cumhuriyeti askerini öldüren kadar teröristtir, bölücüdür, diyorum. Bir şey yapmalıyız, bunun önüne geçmeliyiz, televizyon para için yapıyor bunu, bu yozlaşmanın ve bölücülüğün önüne geçecek şeyleri de maddi anlamda değerli kılarsak televizyonu da yararlı hale getirebiliriz, iş yine bizde bitiyor, diyorum. Ve son kez Ebru Destan'a ve türevlerine "boyfriendler kovalasın sizi!" diyor ve çayımı demleyip içtikten ve "kulak memesi kıvamına gelinceye kadar duyarsızlaştıktan sonra", uyuyorum... Saygılar.
Tunahan Bozkurt – 05.10.2007
|