Facebook'ta paylaş

Facebook'ta Paylaş
SORUNUMUZ; SORUN!
Yazar Yavuz Süleyman DURNA   

 

FlyingLesson

 

Yeryüzünde, binlerce tür canlı yaşıyor.  Yaşayan bu canlı türleri arasında insan, iradesi sayesinde cansız varlıklar da üretebiliyor. Bu, irade ile üretkenlik arasında bir bağ değil. İnsan olmayan diğer iradesiz kimi canlılar arasında da bir üretkenlik söz konusu. Mesela bir kuş, türü için yaşamsal önem arz’ eden barınağını, proğramlandığı şekilde doğadan edindiği araç gereçler yardımıyla yapabiliyor. Bir bakıma her canlı sadece kendi türünün farkedebileceği ve kullanabileceği bir takım üretkenlik içerisinde. Yoksa bir grup insanın yapımı olan bir uçağı, kolaylık olsun yahut “aman ya, yorulmayalım” diye düşünerek, zaten uçan kuşlar kullanabilirdi. İnsanları bir köpek barınağında yaşamaktan uzak tutan tek şey akıldır. Evcil bir köpeğin çişi geldiğinde bunu sahibine bir şekilde anlatmasını sağlayan şey de akıl olduğuna göre, irade, aklın en yüksek seviyede düşünülerek kullanılabilmesidir. Salakça fiiller işleyenleri katmayalım bu işe zira onlar iradesiz kişiliklerdir zaten. Peki o halde insan neden çok basit yollarla çözümlenebilecek sorunları bile çözemeyip hayatının sonuna kadar bu sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyor? Belki de insanın, yaşamını sürdürebilmesi için üretmek zorunda olduğu şeyler arasında liste başı, sorun üretmesidir diyebilir miyiz? Aşk acısı çekmemiş birini tanıyor musunuz mesela? Bu, yıllarca süregidecek bir sorundur hemen herkes için. Hatta kimi zaman çözümlenemeyip kanıksanmaktadır bile. İnsanların, mahallenin orta yerine çöp boşaltmaları da bir sorundur, çözmek için en fazla konuşur, söylersiniz bunun yanlış bir davranış şekli olduğunu ama değişen birşey olmadığında şiddete bile başvurabilirsiniz muhtemelen. Şiddet ile çözüm üretilemez denilir halbuki. Atasözü ile de sabittir, buyurun;

Us ile uslanmayanı etmeli tekdir

Tekdirden anlamayanın hakkı kötektir...

Sadece bireysel manada söylemiyorum bu sorun sorununu. Toplum olarak da bir çok sorunla karşı karşıyayız, yıllarca boğuşup da hal yolu bulamadıklarımız dahil. Bu düzlemde şöyle bir örnek verilebilir örneğin; yıllardır gündemimizde bangır bangır bağırılan türban sorunu, parti kapatma davaları, “komşularla sıfır sorun” politikası  vs. vs.. Yaklaşık 75 milyonluk bir ulusuz, milyonlarca insan içinden iradesi kuvvetli ve etkin çözümler üretebilen kimseler çıkaramıyor muyuz biz? Çıkarıyoruz elbette ama ne oluyorsa bu çıkardıklarımıza, birden mutasyona uğramış bir deprem canavarı gibi bizi hiç beklemediğimiz değerlerimizden ısırıyorlar. Sonra mı? Alın size yeni bir sorun daha! Yahu gerçekten de biz insanlar gibi bir canlı türü daha yok yeryüzünde. Hayvanlar alemine bir bakalım.. Siz hiç, "sen neden poponu kumun üzerinde bırakıyorsun" diye diğer arkadaşının poposunu tekmeleyen bir devekuşu gördünüz mü? "Sizin ufaklıklar bizim oğlana vızırdamış geçen gün" diyerek komşu kovana baskına giden bir baba arı duydunuz mu ya da? Bunlar ancak bizim türümüzde rastlanabilecek hadiseler. Lafa gelince mangalda köz bırakmayan bizler, iki elimizle bir şeyimizi doğrultamıyoruz esasında. Herkese fazlasıyla yetecek dünyayı hem kendimize hem de başkalarına dar etmekte ustayız. Daha çok şey de yazılabilirdi ancak bu kadarı ile yetineceğim şimdilik.

Allah sonumuzu hayr’ eylesin, ne diyeyim başka...

 

Our valuable member Yavuz Süleyman DURNA has been with us since Cumartesi, 08 Ocak 2011.



Yazarın diğer yazıları

Ahkâm kesmenin tam zamanı